Sem imagem

Corona Virüsü Kapitalizm Devletler ve Toplumlar

26/03/2020 Erol Anar 0

Evet totalitarizm, aşırı sağ, faşizm, ırkçılık, dinci radikalizm, fanatizm dünyada giderek yükseliyor. Devletler teknolojiyi artık iktidarın bir aracı, bir kontrol ve iktidar mekanizması olarak kullanıyorlar. İktidar artık dışsal bir etken olmaktan çok, – Foucault’nun tezinde olduğu gibi- insanın direkt olarak bedeninde, beyninde şekilleniyor.

‘İnsan İnsanın Yorgunudur’

23/02/2020 Erol Anar 0

İnsan, insanı yorar, insanın kendisini yormadığı kadar. İnsan, insanı bıktırır, tüketir, sömürür, bitirir. Herkes bir diğerinin kendisini sırtında taşımasını, zayıflıklarını, yetersizliklerini diğer kişinin kapatmasını ister. Bir bakmışsınız izin verirseniz sırtınıza binerler, hiç de inmeyi istemezler siz taşıdıkça. İnsanlara yardım etmek başka, onları kendi ağırlıklarından kurtararak sırtında taşımak başkadır.

Kendimizi Sevmek Üzerine

11/02/2020 Erol Anar 0

Oysa kendimizden önce başkalarını sevmemiz istendi. Bu yüzden ne kendimizi, ne de başkalarını gerçekten sevebildik. “Ben” olmamamız, kendi benliğimizi unutarak, “biz”in sıradan bir parçası olmamız istendi. Bu yüzden ne ben olabildik ne de biz. Çünkü ben olamayan, biz de olamazdı. Ne kendimiz olabildik, ne de başkası. O ancak bütünün bir vidasından başka bir şey olamazdı. Bunu da yıllar sonra öğrendik. Önce ben olacak, bir kişilik olacak, özgün olacak; ondan sonra biz’in bütünün bir parçası olacaksın istersen. Ama gönüllü olarak ve bütünden bağımsız durarak aynı zamanda.

Takvim Yaprakları ve Önemli Günlerimiz

28/12/2019 Erol Anar 0

Burada bence önemli olan, kendi duyarlılığımız, inancımız, dünya görüşümüz anlamında önemli olan bir günü anarken, bunu bir nefret söylemine dönüştürmeden, bununla ilgili olmayan insanları suçlamadan, hakaret etmeden, insan hakları ihlali yapmadan, insanların farklı düşünebileceğini kabul ederek yapmak gerekir. Kimse kimse gibi düşünmek zorunda değil. Yoksa birilerini bizim gibi düşünmeye zorlar ve kendi düşüncemizi dayatırsak, hangi düşünceyi savunursak savunalım bunun adı faşizm olur.

Boş ve Büyük Konuşmak Üzerine

28/11/2019 Erol Anar 0

Asla yapmam dediğimiz şeyleri yaparken, bunun ne kadar doğal olduğunu da ister istemez içselleştiriyoruz. İşte hayattan öğrendiğim, en azından öğrenmeye çalıştığım en önemli derslerden birisi bu: Gereksiz yere , laf olsun diye konuşma ve büyük laflar etme. Laf edeceksen de bir yanılma payı bırak her zaman. Asla yapmam yerine, yapmak istemiyorum diyebiliriz örneğin. İkisi birbirinden çok farklıdır.

Sen Olduğun Başkasını Kendin Sanıyorsun

03/10/2019 Erol Anar 0

Ne yazık ki başkalarının isteklerinin hamalı oldun sen, kendi isteklerini ise içine gömdün. Sana kariyer, para ve iktidar kapılarını gösterdiler. Bu yoldan yürümen gerektiğini söylediler. Ve sen de onlara itaat ettin. Ama o kapılardan girerken kendi gerçek özünü kapıda bırakacağını söylememişlerdi sana. Girdiğin kapıların içinde, bütün bunların boş olduğunu anladın sonunda

İnsanın da İçi Boşaldı Bu Anlamsızlık Çağında

12/08/2019 Erol Anar 0

Aşklar, cinsellik bile sanal olmuş durumda. Sanal aşklar iki gün sürüyorve ertesi gün unutuluyor. Çünkü insanların alternatifleri ve seçeneklerisınırsız sayıda. Kimse kimsenin ardından ağıt yakmıyor artık, o saniyeunutuyorlar birbirlerini sanal dünyaya gömülerek.Boşluk yaratmak bir yana, artık insanın kendisi boşluk olmuş. Her şeyin olduğu gibi, insanın da içi boşaldı bu anlamsızlık çağında…

Kaybolduğun Yerde Bulacaksın Kendini

11/08/2019 Erol Anar 0

Öncelikle aslında doğru yolu bulmak için, “doğru yol”un ne anlama geldiğini bilmek gerekir. Doğru yol, kişiden kişiye değişebilir. Ve doğru yolu bilmek de yetmez. Onun içinde kaybolmak ve sonsuza uzanan bir yürüyüşe başlamak gerekir. Çoğu insan ise labirenti geçmeye hiç enerji harcamaz. Labirentin duvarlarını boyar, kendisini kandırarak korkakça bir ömrü tamamlar ve göçer gider. Hiç risk almak istemez, ama en büyük risk olan ölümden kaçamaz. Geride ne bırakır: Hiçbir şey… Ne bir iz, ne bir nefes; duvarların gölgesinden yaşanmış silik bir hayat sadece.