Yeraltı Edebiyatı: Burroughs’dan “Çıplak Şölen”

Yeraltı Edebiyatı ile ilgili hazırladığım yazıma yavaş yavaş devam ediyorum. Okumalar yapıyorum, bazı kitapları yeniden değişik bir gözle okuyorum.

Şu sıralar tekrar okuduğum kitap Beat Kuşağı’nın Jack Kerouac ve Alan Ginsberg ile birlikte en büyük üç yazarından birisi olan, onların en iyi arkadaşı William S. Burroughs’un “Çıplak Şölen” adlı kitabı. Özetle kitapta s.kişten, uyuşturucudan başka bir şey yok gibi görünür ilk bakışta. Bir de bok, sidik, kusmuk…

Ama yazar, Amerikan Beat Kuşağı yazarlarının en iyi üç yazarından birisi olarak görülen William S. Burroughs. Kendine özgü bir yazın biçemi var. Burroughs, Harvard Üniversitesi mezunu, eşcinsel bir yazar, kimliǧini gizlememiş. Aynı zamanda bir uyuşturucu bağımlısı. Yazılarındaki ayırt edici özelliği kolaj (cut up) tekniğini kullanması. Böylece okurken birçok konuda da özellikle yeraltı kültürleri ve argosu konusunda birçok şey öğreniyorsunuz. Kitapta dediğim gibi s.kişten, uyuşturucu kullanımından ve argodan başka bir şey yok gibi görünüyor, ama yine de alttan alta iktidara yönelik bir başkaldırı, eleştiri var. İktidara, topluma, medyaya, holdinglere, tabulara ve her şeye başkaldırı bu.

Kitabın isim babası ise Jack Kerouac. Burroughs, onlarca yıl yazar sayılmayan, aşağılanan ama şimdi Amerikan yeraltı edebiyatının ve kültürünün önemli temsilcilerinden olarak görülen yazarlardandır. Yazarın anarşist bir yanı vardır, herkese ve her şeye karşı çıkarken. Bu kitap, Beat Kuşağı’nın kutsal kitabı olarak da nitelenir. Aynı kitap, Time dergisince, “1923’ten 2005’e kadar İngilizce dilinde yazılmış en iyi 100 kitap” arasında görülmüştür.

Erol Anar

 

Kitabın önsözünde şöyle der J. G. Ballard: “Metro şafaklarının ve ucuz otellerin manzarası, bir sonraki junk dozuna kadar uyuşmuş bekleyiş ve yakalanamaz bir cinsel mutluluğun arayışı hep birlikte Burroughs’un 1950’lerde New York, Meksika ve Tanca’da içine girdiği yaşamı anlatır. Drug’lar, Burroughs’un yazdığı asıl malzemedir ve o bağımlılığı dünyanın önde gelen güçlerinin   –medya holdingleri, muazzam politik ve ticari bürokrasiler ve kârla güdülen tıp bilimi– küresel komplosunun parçası olarak görür ki bunlar, bizi günahkâr cinsellik serabı ile tedirgin ederken bağımlıların tam bağımlılığına düşürmeye kararlıdırlar. Çıplak Şölen bir bağımlının dozu, saf duyumsamanın beyne kendimizi aldatmalarımız  duygusallığa kaçmayan, en hücumudur ve aynı zamanda kendimiz, ve hilekârlıklarımızla keskin mizah sosuyla ilgili çıplak ve sunulan gerçektir.”

Burroughs ise şöyle diyor: “Junk, ‘kötü’ virüsün temel formülüne dayanır: Gereksinimin Cebiri. ‘Kötü’nün yüzü her zaman mutlak gereksinmenin yüzüdür. Bir uyuşturucu düşkünü, uyuşturucuya mutlak gereksinim duyan bir adamdır. Belirli bir sıklık aşıldığında, gereksinim kesinlikle hiçbir sınır ya da kontrol tanımaz. Mutlak gereksinim sözleriyle: ‘Yapmaz mıydın?’ Evet, yaparsın. Yalan söylersin, kandırırsın, arkadaşlarını ispiyon edersin, çalarsın, mutlak gereksinimi doyurmak için her şeyi yaparsın. Çünkü mutlak hastalık, mutlak mülkiyet durumundasındır ve başka bir biçimde hareket etme hakkın yoktur. Uyuşturucu düşkünleri, yaptıklarının dışında hareket edemeyecek hasta insanlardır. Kuduz köpeğin ısırmaktan başka seçeneği yoktur. Amacınız junk virüsünü etkin tutmak olmadığında, kendini üstün görme konumunu üstlenmenin amaca hiçbir faydası yoktur. Ve junk büyük bir sanayidir.”

William S. Burrougs: “Çıplak Şölen”, Versus Yayınları, 2010, İstanbul, 384 sayfa.

erol anar
error: Content is protected !!