Değişkenleri iyi tanımlayabilmek için de hemen hemen hiç durmadan okuyorum. Bunu en iyi şekilde yapabilmek için okumak vazgeçilmez bir yöntemdir. Felsefe, sosyoloji, psikoloji, sanat, sanat, antropoloji vs… çeşitli alanlarda okumak gerekiyor. Kavramsallaştırma kapasitesi ancak okuyarak oluşuyor. Yazmak aslında en iyi öğrenme yöntemlerinden birisidir. Ben yazarak öğreniyorum. Yine olgu, olay ve kavram arasında diyalektik bir ilişki kurabilmek için de çeşitli okumak ve okuduklarını içselleştirmek gerekiyor. Sadece olaylar üzerinden değerlendirme yaparsanız yazı, tek boyutlu kalacak ve nedensel zincirleri açıklamaktan da uzak olacaktır.
Sosyal medya, fiziksel ve içsel yalnızlıkların, sanal kalabalıklarla çarpıştıǧı yerdir. Sanal kalabalıklar, yalnızlık duygusunu geçirmez, tam tersine derinleştirir. Sanal kalabalıklar, çoǧalmış yalnızlıklardır. Bu da çaǧımız insanına fiziksel yalnızlıǧın yanısıra sanal yalnızlık duygusunu da yaşatır ve onu daha da kendisine yabancılaştırır.
Bazı kișiler daha keskin, daha radikaldirler ya da öyle görünürler. Ancak bu, o kișinin, daha devrimci, etkili ve dönüștürücü olduğu anlamına gelmez. Gerçek devrimci, her gün yeniden kendini kanıtlama eylemine ve sloganlara sığınarak ucuz gösterilere girmeyen, kendi dahil her seyi sorgulayan, uzun soluklu olarak mücadele yürütebilen insandır.
O zaman özgürlük ile mutluluk arasında bir bağ vardır. Fakat kendisini mutlu hisseden insan, her zaman özgür hissetmeyebilir. Ya da kendisini özgür hisseden insan, her zaman mutlu hissetmeyebilir, diyebiliriz. Buraya kadar söylediklerimin hepsini unutarak yeniden soruyorum: Sahi özgürlük nedir?
Özgürlük de mutluluk gibi avuca alındığında sessizce ölür. Sadece özgürlük düşüncesinin peşinden koşmak bile insani özgürleştirir.
Sistem elindeki araçlarla kendi doğrusunu, toplumun doğrusu ve tartışılamaz tek doǧru olarak açıklar. En sonunda sistemin doğruları, toplumun geniş kesimlerini vurur.Son kertede belirleyici olan, doğru veya yanlış değil, gūçtūr.
Özgürlük Ȍzgürlüğü elde edemezsiniz. Özgürlük olabilirsiniz ancak. Özgürlük olmak demek, özgürlüğe olan inanca sahip olmak demektir. Ȍzgürlük bence, bu sonsuz yolculukta bir sonuç değil, bir […]
Yabancılaşma bir kavram olarak toplum ve bireyin hayatında çok önemli bir kavramdır. Bu nedenle şimdiye dek birçok düşünür, filozof bu sorun ile ilgili düşünmüş ve […]
l Kūçūldūkçe būyūten ve būyūdūkçe kūçūlten şey kibirdir. l Aşk, cennetin kapısında cehennemi dilenmektir. l Cennetteki bir insanın en būyūk dileǧi, bir an önce bu […]
Aziz Augustinus’dan Kant’a, Bergson, Heidegger, Hegel, Aristoteles, Newton’dan Einstein’a birçok filozof ve bilim insanı zaman kavramı üzerine düşünmüş ve yazmıştır. Edebiyatta da zaman kavramı, birçok şair, […]