Gerçek Asıl Cehennemdir

 

Bazen öyle bir kenara çöker düşünürsün. Her şey anlamsızdır, yeni fark etmiş gibisindir sanki bu gerçeği ama. Kendini tanıyamazsın. Geçmiş anlamsız gelir birden sana, şu an ve gelecek de. İçi boştur yaptığın her şeyin. Sanki bir rüyada gibisindir. O an, bir anlığına uyanmışsındır. Yeniden uyuyup her şeyi unutmak istersin. Ama bir kez uyandın mı bu uykudan, bir daha asla uyuyamazsın.

Fernando Pessoa’nın dediği gibidir belki de; “Hep uyumaktayız ve bu hayat bir düştür, bir metafor olarak ya da şiirsel anlamda değil, gerçekten bir düş.”[1]

Gerçeğin bir kez farkına vardın mı, bir daha onu unutamazsın; cehennemdir bu anlamda gerçek. İşte bu nedenle cahiller mutludurlar. Onlar kendi yapay, sahte, içiboş cennetlerinde bir tek hücreli canlı gibi hissetmeden, kımıldamadan, iradesiz olarak yaşarlar. Çünkü onların dünyasında gerçek yoktur ve yalnızca gerçek dönüştürücüdür.

Orada merdivenlerin üstünde bir süre oturursun. Sanki bir yüzyıl geçmiştir, öyle hissedersin. Farkına vardığın gerçek, bir demir kadar soğuktur ve bütün bedenini tepeden tırnağa titretir.

Sonra yavaşça ayağa kalkarak yukarıya çıkarsın merdivenleri tırmanıp. Yeniden hayatına kaldığın yerden devam etmek için. Zamanını tamamlaman gereklidir. Bu sıkıcı bile olsa. Yeniden sahte umutlara, beklentilere, oynayanlara, boş isteklere, arzulara, insanların kaprislerine, aşağılık komplekslerine, içi boş vaatlerine, yalanlarına, iktidar kurma girişimlerine tanık olman gerekecektir bir süre daha.

 

Erol Anar

4 Haziran 2018

Paraná

[1] Fernando Pessoa: Huzursuzluğun Kitabı, Epub, s. 178.