Sazlıkta gölgesi suya yansımış yalnız bir kuş var. Sabah vakti olsa gerek. Biraz uzakta sise gömülmüş bir dağ belli belirsiz seçiliyor. Sazların yansıması da suda
Tag: Erol Anar
Büyük “S” ile yazılan Sanata Dair Birkaç Not
Küçük “s” ile yazılan sanat artık, mekânın bir parçasıdır. O dekorasyon ile bütünleşmiştir. Ve bu da kötü bir şey değildir.
Çifte Standartsız Düşünceler
Bazı insanlar iktidarda olan partilere karşıdırlar. Ama kendi parti, örgüt ya da çevrelerinin kurumlarına karşı değillerdir.
Partilere karşı mısınız dediğinizde sorarlar: Hangi partilere?
Bazı insanlar başka liderlere karşıdırlar. Ama kendi önderlerine, liderlerine taparlar.
Yirmi Dört Saat Yağmurları
Çocukluğumdan bu yana iki şeyi çok sevdim. Birisi tercih edilmiş yalnızlık, diğeri ise yağmur. Daha doğrusu sağanak ve günlerce süren yağmurlar. Sisi de sevdim. Bir sisin içinden çıkarak var olduk belki. Yine bir sisin içinde kaybolup gideceğiz bir gün. Bir varmış bir yokmuş diyecekler. Uzaklarda sisin içinde kaybolmuş, belli belirsiz ağaçlar varoluş yanılsamamızı anlatıyor sanki.
Hakikatlere Dair Notlar
Ben kendi gördüğüm, araştırıp okuduktan sonra hakikat olduğuna inandığım düşünceleri ortaya koyuyorum, yayınlıyorum. Ama insanları ikna etmek için değil, bu çabanın boş olduğunu yıllar önce anladım. İnsanları kolay ikna da edemezsiniz, onlar genellikle düşüncelerini değiştirmezler. Zaten amacım da bu değil. Sadece kendi düşüncemi ortaya koymak istiyorum. Bunun ötesinde hiçbir beklentim yok.
Rusya’nın Ukrayna İşgali ve Savaş Üzerine Düşünceler
Diğer yandan ben dünyadaki tüm hükümet ve devletlere karşı olduğum gibi Ukrayna hükümeti ve devletine de karşıyım. Ama Ukrayna halkından yanayım. Rus halkına da düşman değilim. Bu savaştan Rus halkını değil, Rus hükümetini sorumlu tutuyorum. Ama diğer yandan ABD, NATO ve Ukrayna hükümetinin de gelinen süreçte sorumlu olduklarını düşünüyorum. Baş sorumlu ise Ukrayna’yı işgal eden Rusya’dır. Çünkü işgal eden haksızdır öncelikle.
Savaşlar, İşgaller ve Çifte Standartlarımız Üzerine
Elbette, ABD birçok yerde savaş suçu işledi, NATO da günahsız değil. Bütün bunları söyleyelim, yazalım, çizelim. Ama şu an Rusya’nın işgalciliğini örtmek için kullanmayalım, acıları yarıştırmayalım. Bir tarafın yaptığı yanlış, diğer bir tarafın yanlışını örtmez, onu aklamaz, ona haklılık kazandırmaz. Hem Rusya’yı eleştirelim, hem de diğer emperyalistleri. Yoksa tek taraflı olarak gerçeğe ulaşmamız mümkün değildir.
Fener
Ona “Stalin” derlerdi. Havza’nın bir köyündendi. Annesi bazen bize hep bakraçla yoğurt getirip satardı.
Stalin dışadönük, tilki gibi akıllı birisiydi. Uzun boyluydu ve kumral saçları vardı. Konuşurken aynı zamanda düşünüyordu, kafasından kırk tilki geçer, kırkının da kuyruğu birbirine değmezdi denildiği gibi, kurnazdı. Adil ağabeyimden biraz büyüktü.
Amerikan Muhalifleri Üzerine
Örneğin Afrikalı Amerikalı feminist, sosyal aktivist, politik düşünür, yazar Bell Hooks söyleşisinin bir yerinde şöyle bir saptamada bulunuyor dikkatimi çekti. Şöyle diyor Hooks:
“Geleneksel beyaz erkek sol liderlik, hiçbir zaman ataerkil bağlılıklarından tam vazgeçmediğinden, gerçekte umut vaat eden bir kurtuluş vizyonu hiçbir zaman sunmamıştır. Aydın, radikal, beyaz erkek solun ekonomik sezgileri, beraberinde ender olarak ırk ve toplumsal cinsiyet dinamiklerinin sağlam bir kavranışını da getirmiştir. Ve gerçekten de anti-ataerkil olan erkeklerin başı çektiği bir sol düşünceye sahip olduğumuzu sanmıyorum. Bu noktada Noam Chomsky gibi insanları düşünüyorum. Onun çalışmaları elbette benim için esin kaynağı ve aydınlatıcı. Ama Chomsky’nin kitaplarını okur ve seslendiği insanlara bakarsanız, neredeyse her zaman erkekler olduğunu ve toplumsal cinsiyetin her zaman ikinci plana atıldığını görürsünüz.” (Age)
Bir Yalanı Bir Hayat Sanarak Yaşamak
Ama bence anlaşılmak da artık o kadar önemli değil. Çünkü bir insanı ancak kendisi anlayabilir; onun bile hayatını adaması gerekir buna kendini anlamak için, az da olsa. En kötüsü de belki seni anladığını düşündüğün birisinin, gün gelip de seni gerçekte hiç anlamadığını fark etmek.