Yalnızlık bir iç denizdir, başka kıyılara açılmaz. Yalnızlık nevrotiktir. Nevrotik olmak yaratıcı olmayı tetikleyebilir. Yaratıcı olmak ölümü kısıtlamaktır, onu kendi topraklarına çekilmeye zorlama girişimidir. Yalnızlık,
- Home
- İkili ilişkiler
- Page 3
Category: İkili ilişkiler
Sevgiye Kilit Olma, Anahtar Ol!
Evet sevgi tam da budur: “ne ölümlü ne de ölümsüzdür.” Daha doǧrusu, onu öldürmek de ölümsüzleştirmek de bizim kendi elimizdedir. Sevgimizi ikili ilişkilerimizde, her gün yeniden gözden geçirip yenilersek, aynı zaman da onu ölümsüzleştirmek yolunda da bir adım atmış oluruz. Sevgi ilgi, bakım, empati,yeniden deǧerlendirme, özveri ve daha birçok şeyi gerektirir.
Samimiyetinden Kuşku Duyulan Her Şey Değerini Kaybeder
Bir de bundan farklı bir durum vardır. Bazı insanlar anormal durumlarda normal tepkiler vermeyi başarır. Bazı insanlar dünya yerinden oynasa bile soğukkanlı kalır ve normal davranış biçimleri gösterir. Bu tip insanlar, özellikle çok yakınları olan birisini yitirdiklerinde bile, ağlamakta ve acılarını dışarıya yansıtmakta güçlük çekerler. Hatta onların bazı yakınları, bu insanların üzülmediğini, dahası katı bir ruha sahip olduklarını bile düşünebilirler. Ancak bu doğru değildir.
Bazen Kendimize ve Hayata Biraz Uzaktan Bakmamız Gerekir
Bazı insanlar vardır, bir kişiyle tanıştıktan hemen sonra, sanki yıllardır tanışıyormuşcasına o kişiyle hemen samimi bir şekilde senli benli konuşurlar. Ben o insanlardan değilim. Biraz mesafe koyarım araya nezaket sınırları içerisinde ve antipatik de olmamaya çalışarak davranırım. Hatta tanıdığım çoğu kişiyle de aramda bir mesafe vardır. Bu bence, soğuk bir ilişki olduǧu anlamına gelmez. Daha çok benim kişisel sözlüğümde, ilişkide bulunan insanların samimi de olsalar, birbirlerine olan saygı ve nezaketlerini koruması demektir. Yani şimdi tanıştığım birisiyle hemen samimi olamam; benim yapım böyledir, biraz zaman geçmesi gerekecektir.
Herkesin Duvarı Kendisidir
İkili ilişkilerde, bazen ilişkinin öznelerinden birisi, diğer kişiyi duvar olarak görür ve bütün ağırlığıyla ona yaslanır.
Sana Mektuplar: Ertelenmiş Düşler, Ertelenmiş Hayatlar
Hırslarımızdan, elde etme, sahip olma isteğimizden arındıkça, huzura yaklaşıyoruz. Çoğu anları bir kâbus olan yaşamda bir anlık huzur bile, hayatı yaşamaya değer kılar. Bir gün bütün insanlar özgürlüğe kavuşacaktır, işte o zaman huzur, sevgi, kardeşlik, eşitlik ve barış daimi huzuru da getirecektir, buna inanıyorum. Sevgi de huzuru arar, özgürlük de. Bütün güzellikler huzuru arar.
Sana Mektuplar: İki Kişilik Galaksi
İnsan olarak hepimiz son derece “temiz, masum, doğru, haklı” görünmek isteriz. Aslında hiç de göründüğümüz gibi değilizdir. Hepimizin sırları vardır. Ve bu da son derece doğaldır. Bazen bir başkasında, kendi gizli yanımızı eleştiririz.
Sana Mektuplar: Yıldız Tozuyduk Bir Zamanlar
Şöyle bir düşündüm de, yıldız tozu olarak geldik, yine yıldız tozu olarak karışacağız sonsuzluğa. Kısacık hayatımızı bir gün tamamlayarak, yeniden yıldız tozuna dönüşeceğiz. Doğadan geldik, doğaya döneceğiz. Sonsuzluğa karışıp, bir yıldız tozu olarak onunla bütünleşmek çok hoş bir düşünce.
Ayrılık Yabancılaşma ve Tükenen İlişkiler
Bir tarafın diğerine muhtaç olduğu (ekonomik ya da başka anlamlarda) bir ilişki, eşit bir ilişki değildir ve menfaat ilişkisine dayanır. Eşit bir ilişki, her anlamda ilişkinin öznelerinin kendi ayakları üzerinde durabildiği ilişkidir.